Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla

ANASAYFA

:

Polis Teşkilatının Kuruluşu

Giriş
 
POLİS TEŞKİLATININ KURULUŞU
 
Dünyadaki gelişmelere paralel olarak Osmanlı ımparatorluğunda meydana gelen değişimler, suç ve suçluluk anlayışındaki değişimler zabıta teşkilatının değişime uğramasına sebep oldu. Gelişen ve taktik değiştiren suç olgusuna karşı daha iyi mücadele edebilmek gayesiyle 10 Nisan 1845 tarihinde yayınlanan ve elçilik görevlilerine gönderilen 17 maddelik "Polis Nizamnamesi" ile ilk defa "polis" adıyla dünya devletlerindeki benzeri polis teşkilatı kuruldu. Teftiş Memurluğu adıyla kurulan bu birim Tophane Müşirliğine bağlandı. Polis Nizamnamesinin yayımını ve polis adı verilen zabıta örgütünün kuruluşunu izleyerek, zabıta hizmetlerindeki karışık yönetimi önleme ve birleştirme amacı ile 1846 yılında "Zabtiye Müşirliği" kuruldu.
 
Zaptiye Müşirliği Dönemi
 
Bu devirde, çeşitli makamların emrinde olup, zabıta görevi üstlenen ve çok başlılık arz eden zabıta hizmetlerinin bir elden yürütülmesi amacıyla Zaptiye Müşiriyeti kuruldu. Kuruluşu takip eden yıllarda İstanbul ve taşradaki zabıta yapılanması yeniden gözden geçirildi. Bölük, tabur ve alay düzeyinde yapılanan bu kuruluşların başına sırasıyla Bölük Ağası, Tabur Ağası ve Alay Beyi unvanına sahip subaylar atandı. Zaptiye askerleri en az 21, en çok 50 yaşına gelmiş kişilerden seçildi. Sonraları atamalar muvazzaf erlerin arasından kura ile belirlenmek suretiyle yapılmaya başlandı.
Bunu izleyerek; Zaptiye Müşiri Muavinliği ve Zabıtaya ait mevzuatı görüşüp hazırlamak üzere bir Zaptiye Meclisi kuruldu. Kısa bir zaman sonra Zaptiye Meclisi kaldırılıp, yerine iki meclis kuruldu. Bunların birisine "Divanı Zaptiye" diğerine de "Meclisi Tahkik" adı verildi. Bunlardan birincisi Sulh Ceza Mahkemesi, ikincisi Sorgu Hakimliği niteliğindeydi.
Suçlarını derecesine göre, soruşturma ve ceza verme yetkisine sahip bulunan bu meclisler, zabıtanın el koyduğu olaylara bakmaktaydılar. Ancak, Zaptiye Müşiriyeti 1879 yılında kaldırılmış, yerine görevi sadece polis işlerini kapsayan, Zaptiye Nezareti kuruldu.
 
Zaptiye Nezareti Dönemi
 
1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti 1909 yılına kadar bu günkü Emniyet Genel Müdürlüğü görev ve yetkileri yapıyor ve kullanıyordu. Yurdun her yöresinde kurulan polis örgütleri bu nezaret tarafından yönetiliyordu. Zaptiye Teşkilatına okuyup, yazma ve yabancı dil ile azınlık dillerini bilenler alınıp, Teftiş Memuru adıyla istihdam edildiler. Bu uygulama 1880 tarihine kadar sürdürüldü. Tanzimat döneminde bu uygulama sona erdirilerek, yerine geniş kadrolu Polis Teşkilatı uygulaması başlatıldı. Önceleri İstan-bul'da uygulamaya konulan yönetim biçimi zamanla diğer il ve ilçelerde de uygulamaya konuldu.
Askeri nitelikten soyutlanan zabıta görevi mülki amirlerin denetimi altında kaldıktan sonra 1879 yılında tekrar Seraskerliğe bağlandı ve Jandarma usulüne göre teşkilatlandırıldı. Bunun sonucunda, taşradaki kuruluşları Seraskerliğin kontrolüne bırakılan Zaptiye Nezareti, sadece İstanbul'un asayiş ve güvenliğinden sorumlu tutuldu.
Zaptiye Nezareti önceleri İstanbul'un asayiş ve güvenliğinden sorumluyken, 1885 tarihinden itibaren taşrada da kuruluşunu tamamlayarak, hizmet ağını genişletti. 1909 tarihine kadar devam eden bu askeri uygulama biçimi günümüz hizmet anlayışını andırmaktaydı. Osmanlı başkenti; İstanbul, Üsküdar, Beyoğlu Polis Müdürlükleri ve Beşiktaş Polis Memurluğu adıyla dört polis dairesine, her polis dairesi yeterli miktardaki merkezlere, merkezler de mevkilere ayrıldı. İhtiyaç duyulan mevkilere bağlı olarak polis noktaları iktas edildi. Polis Merkezleri ile mevkilerinde bölük uygulamasına geçildi. Aynı uygulama belli bir süreç içinde taşrada da uygulamaya konuldu. Bu polis bölükleri, bir Serkomiser, iki ikinci komiser, üç üçüncü komiser, sekiz polis çavuşu ve kırk polis neferinden oluşmaktaydı.
Her Polis Dairesi bir Polis Müdürü ile bir Başkan ve üyelerden oluşan bir Polis Meclisi ve her merkez bir Serkomiser tarafından yönetilmekteydi. Yıllar geçtikçe; Polis Meclislerinin üye ve her daireye bağlı Serkomiserliklerin sayısı çoğalmıştır.
1886 yılından sonra, İstanbul Polis Müdürlüğü dışındaki diğer Müdürlüklere Mutasarrıflık, Polis Müdürüne de Mutasarrıf denildi. Zamanın getirileri sonucu 1898 yılında sivil polis müfettişliği, süvari polisi, 1899 yılında da deniz polisi hizmetleri başlatıldı.
Bu zaman içinde başlangıç olarak 15 ilde polis teşkilatı kurulmuş ve her il polis dairesinin başına bir Serkomiser getirildi. Zaptiye döneminin sonlarına doğru illerin çoğunda Polis Müdürü veya Serkomiserinin yönetiminde Polis teşkilatının kurulduğu görülmektedir.
Polis teşkilatının zamana ve ihtiyaçlara paralel olarak değişmesine karşılık görev ve yetkilerini belirleyen mevzuatta herhangi bir değişiklik olmadı. Bu konudaki ihtiyacı göz önüne alan zamanın yönetimi 6 Aralık 1896 tarihinde polisin görev ve yetkilerini gös-teren 16 maddelik bir talimat yayınlanmıştır.
Daha sonraları duyulan ihtiyaç doğrultusunda idari yapılanmasında değişiklikler yapılarak 19 Nisan 1907 tarihinde yeni bir nizamname yayınlandı. Polis teşkilatının ihtiyaçlarını her yönüyle yeterli oranda karşılamış olan bu nizamnamenin en belirgin niteliği, ortaya koyduğu hükümlerin uzun zaman yürürlükte kalması, herhangi bir yabancı ülke hukukundan alıntı olmamasıdır.
Bu nizamnameye göre; polisin görevleri önleyici, siyasi ve adli zabıta olmak üzere üçe ayrıldı. Polisler ise; Serkomiser, ikinci komiser, üçüncü komiser, komiser muavini ve polis memuru olarak beş sınıfa ayrıldı.
Kaldırılan Zaptiye Nezaretinin yerine 22 Temmuz 1909 tarihli "İstanbul Vilayeti ve Emniyeti Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına Dair Kanunla" Emniyeti Umumiye Müdüriyeti kuruldu.
Yine aynı kanuna göre, Emniyeti Umumiye Müdüriyeti yeni bir polis nizamnamesinin düzenlenmesine kadar polis işleri 4 Ağustos 1907 tarihli polis nizamnamesi hükümlerine göre yürütüldü.
9 Aralık 1913 tarihinde çıkartılan Dahiliye Nezareti Teşkilat Nizamnamesine göre, Emniyeti Umumiye Müdüriyeti Dahiliye Nezaretine bağlı olarak görev yapan bir teşkilat niteliği kazandı. İstanbul'un asayiş ve güvenliği Valinin emrinde olan İstanbul Polis Müdüriyetine verildi. Dahiliye Nezaretinin bağlı kuruluşu olan Emniyeti Umumiye Müdüriyeti; Emniyet Şubesi, memurin ve levazım şubesi, muhasebe şubesi ve Tahrirat şubelerinden oluşmaktaydı. Şubelerin en önemlilerinden birisi olan Emniyet Şubesi memleketin genel güvenliğine ait işleri yürütüyordu. Meşrutiyetle başlayan yenileşme hareketlerine paralel olarak Avrupa ülkelerine gönderilen inceleme heyetlerin edindikleri bilgi ve görgüleri teşkilatın yapılanmasında kullanmaları sonucu 1910 yılından itibaren teşkilatın yapısında önemli değişimler oluştu. Teşkilata yeni şubeler eklendi. Polis Müfettişliği ve Kısmı Siyasi Müdürlüğünün kurulması, siyasi ve idari işlerle görevli iki umum müdür muavinliklerin vücuda getirilmesi bu yapılanmalar arasında yer aldı. Yeni kurulan siyasi kısımda birer müdürü yönetiminde altı şube ile umum kalem ve hususi kalem bulunuyordu. Her şubenin kadrosu bir müdür, iki muavin ve yeterli miktarda polis memurundan oluşuyordu. İdari kısım ise; muhasebe, memurin, polis mecmuası müdürlüğü ile evrak ve levazım memurluklarından oluşuyordu.
Mevcut teşkilat, 1915 yılı başlangıcında ihtiyaçlara paralel olarak yeniden yapılandırılarak, seyrüsefer, Ecanip ve Takibatı Adliye müdürlükleri kuruldu. Yine aynı yıl içinde, Dahiliye Nezaretine bağlı olmak üzere Emniyet Müfettişliği unvanı altında yeni bir memuriyet meydana getirildi. Bunlar; hudut kapılarıyla demiryolu durak yerlerinde görev yapmakta idiler. Yolcu trenlerinde görevli seyyar polis ve komiserler Emniyet Müfettişliğine bağlı bulunmaktaydılar.
Emniyet teşkilatının kısa zamanda büyük bir gelişme kaydetmesi ve Devletin hemen hemen tümünde teşkilatlanması sonucu modernize edilmesi ve ihtiyaçlara daha etkin bir şekilde cevap verebilmesi amacıyla 21 Mayıs 1913 tarihinde yeni bir "Polis Nizam-namesi" yayınlandı.
Bu nizamnameye göre polis; piyade, süvari ve sivil olmak üzere üç sınıfa ayrıldı. Rütbeler ise; Polis Adayı, Polis Memuru, Komiser Muavini, Komiser, Merkez Memuru, Polis Müdürü, Kısmı Adli ve İdari Riyaset ve Müdürlükleri, Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Umumiye Müdürlüğü, İstanbul Polis Müdürü Umumisi olarak düzenlendi.
Bu düzenleme sonrası başkent polis teşkilatı diğer illerden ayrı düşünüldü ve daha önce teşkilatlandırıldığı şekilde bırakıldı. ıllerde polis müdürlüğü, liva ve kazalarda polis komiserlikleri kuruldu. Polise alınma, yükselme şartları düzenlendi.
 
Cumhuriyet Dönemi
 
TBMM'nin kuruluşundan iki ay sonra bu günkü Emniyet Genel Müdürlüğünün temelleri atıldı. Böylelikle, iki yıl müddetle biri İstanbul'da, biri de Ankara'da olmak üzere iki ayrı ama, aslında aynı görevi üstlenen iki başlı teşkilat tek bir teşkilat olarak görev yapmaya başladı. Sonuçta, savaş döneminde görev alanı İstanbul ile sınırlı kalan Emniyet Umumiye Müdüriyeti, 1922 tarihinde savaşın kazanılması sonucu Türkiye Cumhuriyetinin başkenti Ankara'da kurulan Emniyet Genel Müdürlüğü ile birleşti.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Osmanlı devlet yönetimi tüm kurumlarıyla tarih sahnesinden çekildi. Bu bağlamda, İstanbul'da bulunan Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti de işlevini tamamladığından onun yerini Ankara'da kurulan Emniyet Genel Müdürlüğü aldı.
Bu yeni kuruluşun kadrosu zamanın şartları doğrultusunda yetersizdi. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Ankara'da kurulan Emniyet Genel Müdürlüğü süratle kuruluşunu ikmal ederek, ülkenin asayiş ve güvenliğini sağlamada başarısı gösterdi.
Emniyet Teşkilatının yapılanmasını düzenleyen 19 Mayıs 1930 tarihli "Dahiliye Vekaleti Merkez Teşkilatı ve Vazifeleri Hakkında Kanun" yürürlüğe girdi. Bu kanuna göre; Emniyet Genel Müdürlüğü; ülkenin genel güvenliğiyle uğraşan Birinci Şube, idari, belediye ve adli işlerle uğraşan İkinci Şube, özlük işleri, eğitim-öğretim, saymanlık, donatım işlerini yürütmek üzere iki bürodan oluşan Üçüncü Şube, yabancılarla ilgili işlerle uğraşmak üzere üç bürodan oluşan Dördüncü Şube, zabıtaya ait teknik, istatistik ve yayın işleriyle uğraşan ve iki bürodan oluşan Beşinci Şube ile teşkilatın haberleşme hizmetlerini yürütmek, iş sahiplerinin müracaatlarını kabul ve sonuçlandırılmasını izlemek üzere kurulan Evrak Bürosuyla birlikte altı kısımdan oluşmaktaydı.
Cumhuriyetle birlikte, yapılanma sürecine giren Türkiye Cumhuriyetinin Polis Nizamnamesi yürürlükten kaldırılarak yerine 3201 tarihli Emniyet Teşkilatı Kanunu ikame edildi. "Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu" kanunun da yürürlüğe girmesinden sonra Emniyet Teşkilatındaki polis mevcudu süratle artmaya başladı.
Bir müddet Emniyet Teşkilatında önemli değişimler olmadı. Ancak, 11 Mayıs 1953 tarihinde 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanunun yürürlüğe konularak, trafiğin düzenini ve denetimini sağlamak üzere Trafik Zabıtası kuruldu. Değişen dünya şartlarında top-lumsal olayların artış göstermesi üzerine 1965 yılında çıkarılan "Toplum Zabıtası Kurulması Hakkında Kanunla il emniyet müdürlükleri bünyesinde toplumsal olaylara müdahale etmek üzere Toplum Zabıtası Müdürlükleri kuruldu.
  • Polis Radyosu
  • Kurumsal E-Posta
  • Polsan
  • Emniyet Teşkilati Mensupları Hanımları Yardımlaşma Derneği
  • UPEM
  • TUBİM
  • Suç Önleme Sempozyumu
  • UTSAS Sempozyumu
  • İçişleri Bakanlığı
  • BİMER
  • KGYS